|
Kendime ait bir web sayfası yapmam
önerildiğinde, bir an için de olsa paniğe
kapıldığımı itiraf etmeliyim.
"Bunun bir çok sebebi var. Birincisi medyatik
değilim. Karizmatik (bu lafa bayılıyorum. Şu
sıralar çok moda) de sayılmam.
Hobilerimin arasında Samba Festivallerini
izlemek yok örneğin. Sinek olmadığım için bar
muhabbetlerini, fanatik olmadığım için de
futbol geyiklerini yazamam. Güzelden
anlamadığımı düşündüklerinden mi, yoksa
güzelliğe prim vermediğim için mi nedir,
yarışmalarda jüri üyesi yapmıyorlar beni. Aksi
halde sizlere çok sıkı (Taş gibi anlamında
değil) yazılar yazabilirdim.
Hele bir de geçmişin ünlü gençlik liderlerini
filan tanımış olsaydım, ülkenin bugün içinde
bulunduğu durumun kimin gözü yada kaşı
yüzünden olduğunu yorumlayabilirdim. Fakat
heyhat, anlatacak seks fantezim bile yok."
dedim. "politika yazma da ne yazarsan yaz"
diye kestirip attılar.
Oysa politika yazmak kolay iş. Kimsenin
ciddiye aldığı yok. Ne üstüne alan var ne
cevap veren. Magazin öyle mi? Yediden yetmişe
herkes Televole seyredip, bol resimli hafta
sonu ekleri okuyor. Gözler üstünüzde yani.
Sibel Can'ın aleyhinde bir yazı yaz da bak.
Taşa tutarlar adamı. Sokaktaki adama 3 tane
köşe yazarı saydır, sayamaz. Bir de Kenan
Erçetingöz'ü sor. 65 milyon tanıyor vallahi.
Milletvekilliğini boşver, başkanlık sistemine
geçsek, Savaş Ay da aday olsa, Demirel'e fark
atar. Geçen haftalarda bir gazetenin haftasonu
ekinde bir köşe yazısı okudum, bu kadar olur.
Yazı bittiğinde oturup hüngür hüngür ağladım.
Memleketin yetiştirdiği bu nadide şahsiyetleri
düşününce kendimi işe yaramaz bir böcek gibi
hissettim.
Bu sebeple, bundan böyle bu sayfada, benim
haftalık yazılarımı bulacaksınız. Seçim
tamamen size ait. Beğenmezseniz girmezsiniz.
Ama umarım beğenirsiniz.
Bu arada, beğeni ya da eleştirilerinizi
iletmeyi ihmal etmeyin. |