Cheap Web Hosting | Free Web Hosting | Credit Card Offers | Web Hosting | Free Web Space | Web Hosting | Advertise
Search the Web

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

AYKIRI BİR EĞLENCE

 

Biliyorsunuz Web'inizin yazarı Aykırı sizin için hiçbir fedakarlıktan kaçınmaz. Bu kez de sosyetenin eğlence mekanlarından bilgi vereyim istedim. Son günlerde İstanbul'da hangi mekanlar gözde diye araştırdım, ve Dedikodulu Meyhaneye gitmeye karar verdim.

Daha kapıda başladı her şey. Önce altımızdan arabamızı, sonra da sırtımızdan ceketimizi adeta zorla aldılar. İyiye yormak için ne hizmetperver insanlar deyip geçtik içeri. Salon dediğiniz kümesten bozma bir yer. Basık tavanlı, havasız, daracık. Masaların arasından geçerken ister istemez ford vaziyetleri oluyor. Güya nostalji olsun diye masa ve sandalyeleri eskiciden toplamışlar. Mavi kırmızı yeşil boyalı ahşap sandalyeler. Hepsi dökülüyor. Genel aydınlatma yerine masalara mum konmuş, meyhanede romantizm mi olur? Asıl amaç millet etraftaki pisliği görmesin. Bir ara ayağım bir yere çarptı. Tüpgazla çalışan bir katalitik soba. Koskoca Dedikodulu meyhane tüpgazla ısınıyor. Maazallah bir yangın olsa, dışarı çıkmak mümkün değil. Ne ikinci bir çıkış var ne yangın söndürücü sistem.

Meze tabağı diye bir şey yok. Her masaya birer tabak meze konuyor, kapan kapana. Sona kalan bulursa ekmekle yetiniyor. Ama içki su gibi, iç allah iç.

Neyse efendim, program başladı. Etiler sosyetesinin müzik ve eğlence anlayışını merak ediyoruz doğal olarak. Yüzünde şark çıbanı olan bir solist çıktı önce. Belli ki doğulu. Türk sanat müziği ile başladığı programını Ham Çökelek ile bitirdi. O şık hanım ve beyler başlarda efendi efendi oturup küçük seslerle sanat müziğine eşlik ederlerken, çökelek kısmında masaların üstüne fırlayıverdiler. İnanılmaz bir görüntü herkes masa ve sandalyelerin üstünde göbek atıyor. Tabii bunu sebebi biraz da, üç kuruş fazla kazanmak uğruna pistin masalarla doldurulmasıydı.

Çökelek vakasını kazasız bir şekilde atlattıktan sonra, Cihan namında birini büyük bir gürültüyle anons ettiler. En ön masadakiler çılgınca alkışlamaya başladı. Biz önce cehaletimizden utandık. Sahneye çıkan şahsı görünce şaka yapıldığını sandım. Bu, Tarkan taklidi yapan Reyting Hamdi olmalıydı. Onun kadar kilolu, onun kadar kötü sesli ve onun kadar komikti. Ama hayır, Cihan, Hamdi değildi ve kendini gerçekten Tarkan sanıyordu. Bağcılar'daki Saray Düğün Salonunun solisti bile bundan iyi bir sese ve performansa sahipti ama, Etiler Sosyetesinin bundan haberi yoktu. En ön masada oturan yumuşak huylu adamlar ve kavruk kızlar ise Sahte Tarkan'ın hayranları değil mahalleden arkadaşlarıydı. Fakat görevleri sadece amigoluk yapmak değildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Assolistimiz Cihan, aramızda çok değerli bir sanatçı bulunuyor diyerek hepsini birer birer sahneye davet edip şarkı söyletti. Çıkan, ön masadaki yoğun ısrarlara dayanamayarak uzattıkça uzatıyordu. Oysa biz sıradan insanlar ne bu değerli şahsiyetleri, ne de söyledikleri şarkıları hatırlayamadık. Yapılan tezahüratı görünce, Müslüm Gürses ve hayranlarına haksızlık ettiğimizi düşündük.

Bir ara bizim gruptan iki kişi tuvalete gitmek için kalktı. Biz onların geri dönmediğini ancak hesap öderken anladık. Alkole bağlı bir tuvalet esareti herhalde diye düşünerek bakmaya gittim. Bir de ne göreyim, bizimkiler tuvalette rehin. Tuvalet parası 250 bin lira ve tuvalete giderken yanına para almayanı kesinlikle rehin alıyorlar. Yani insanın sidiğinden bile para kazanmayı kafaya koymuş bunlar. Kaz misali her tarafını yolacaklar adamın.

Cihan kardeşimizin böğürmesinden gına geldiği ve göreceğimizi gördüğümüz düşüncesiyle kalkmaya karar verdik. Ne mümkün. Kredi kartı geçmez, fatura istersin vermez. Meğer herkes bavulla gelmiş. Adam başı en az 15 milyon. Dünya para yani.

Daha bitmedi. Vestiyer görevlisi beş yüz bin lira bahşişi beğenmeyip yüzümüze fırlattı. bir milyona anlaştık. Beş kişi olunca beş milyon yapıyor tabii. Bizim beş yüz binlik park görevlisine de beğendiremedi kendini.

Velhasıl biz çok rahatladık. Eğlendiğimiz ya da stress attığımızdan değil. Sosyetenin müzik ve eğlence anlayışı buysa iyi ki sosyete mensubu değiliz dedik ve rahatladık.